Tarih: 26.07.2021 16:54

Eski CIA yetkilisi: Beyaz Saray´da derin düşünme eksikliği devam ediyor

Facebook Twitter Linked-in

 

Irak´ta kalan askerlerini tümden çekmesi için talepler yükselirken Afganistan´dan çekilmeyi 11 Eylül´e dek resmen tamamlama hedefine yaklaşan ABD´nin bu iki ülkedeki yaklaşık 20 yıllık askeri varlığı ve operasyonlarının başarısıyla ilgili sorgulamalar yeniden gündeme geldi. 

Eski ABD´li terörle mücadele uzmanı ve CIA´in askeri istihbarat yetkilisi Philip Giraldi, Strategic Culture Foundation (Stratejik Kültür Vakfı) için yazdığı makalede, ´Afganistan ve Irak´taki savaşlarda trilyonlarca doların çarçur edildiği, ama hiçbir hedefe ulaşılamadığı´ değerlendirmesini yaptı.

'Afganistan ve Irak´taki savaşlar zaten kötü olan durumu daha beter yaparken, Washington´da kimse ´zaferin´ tanımını yapma ve çıkış stratejisi düşünme kabiliyetinde olmadığından, savaşlar ve istikrarsızlık bizimle kalmaya devam ediyor' diyen Giraldi 'Artlarında yüz binlerce ölüm ve mutlak hiçlikteki başarı için harcanmış trilyonlarca dolar bıraktılar' vurgusunu yaptı.

Gelinen noktada Irak´ın İran´la bağlarının ABD´ye bağlarından çok daha güçlü olduğuna, Irak meclisinin ABD´den güçlerini  tümden çekmesini talep eden karar aldığına, Donald Trump ile halefi Joe Biden´ın bunu görmezden geldiğine, hatta Trump´ın ABD işgalinin devam etmesini kabul etmezlerse Irak bankalarının mali varlıklarını dondurma tehdidinde bulunduğuna dikkat çeken eski CIA ajanı, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad´ın davet etmemesine rağmen Suriye´de ABD askeri varlığının devam etmesini de eleştirdi.

'Irak´ın komşusu Suriye´de yasadışı biçimde bulunan ABD güçleri, Şam hükümetini çok ihtiyaç duyduğu kaynaklardan yoksun bırakmak içim ülkenin petrol yataklarını işgal etmeyi sürdürüyor. Oysa ne Irak ne de Suriye hiçbir şekilde ABD´yi tehdit etmiyor' diyen Giraldi, hal böyleyken, Afganistan´daki 20 yıllık ulus inşa etme projesinden çekilmenin de Pentagon ile Beyaz Saray´ın planladığı şekilde gitmemesine şaşmamak gerektiğini söyledi.

ABD güçlerinin Afganistan´daki ana hava üssü Bagram´dan aniden bir geceyarısı çekilirken yerlerine gelecek Afgan komutanı önceden haberdar etmedikleri için geride bırakılan teçhizatın yağmalanması furyasının yaşandığını aktaran eski askeri istihbaratçı, 'Genel olarak, Afganistan´daki Taliban hareketi ABD ve NATO tarafından eğitilmiş ve her yeri savunmak zorunda olma dezavantajına sahip Afgan hükümet güçlerine karşı zafer üstüne zafer kazanarak onları fırsat bazında saldırılara karşı savunmasız hale getiriyor' saptamasını yaptı. ´Taliban´ın çok sayıda önemli kasaba ve il de dahil olmak üzere kırsalın en az  yüzde 85´ini ve yanısıra Pakistan´a geçiş noktalarını kontrol ettiğini makul şekilde iddia ettiğini´ belirtti.

Taliban tehdidi büyürken ABD ve Afgan hükümeti ile işbirliği yapmış Afganları bekleyen akıbete ve bunların en savunmasızlarını Afganistan´dan çıkarıp ABD ve dost Ortadoğu ülkelerine yerleştirmek için vize çıkarma telaşına dikkat çeken Giraldi, özellikle çevirmenlerin hedef alınacağına dair endişe bulunduğunu, ABD ile çalışan 18 bin Afgan´ın tahliye talep ettiğini, bunların ailelerini de yanlarında götürmek mecburiyetinde olduğunu vurguladı. ´Sonuç olarak, ABD´nin dünyayı yanlış türdeki teröristlerden kurtarma mücadelesi adına Afganistan´a müdahil olmasının ülkeyi 2001´de olduğundan daha zayıf ve dağınık hale getirdiğinin´ altını çizdi.

Yakın zamanda yayımlanan 23 sayfalık bir rapora göre Savunma Bakanı Lloyd Austin´in şubatta komutanlara savaş pozisyonu yerine saflarındaki ırkçılığa ve aşırılıkçılığa çare bulmaya odaklanma emrini vermesi karşısında çok sayıda üst düzey askerin tiksintiyle ya emekliye ayrıldığını ya da istifa ettiğini aktaran Giraldi, rütbeliler arasında cadı avı başlatılması ve çeşitlilik adına terfilerin ardı arkasının kesilmemesinin ordunun normal hazırlıklılık eğitimlerine bile zarar verdiğini öne sürdü. 

Başkan Biden´ın Afganistan´dan çekilmeyi ağustos sonunda tamamlarken tüm askeri varlığını ABD Büyükelçiliği ile CIA´in Kabil istasyonunu koruyacak bir tabura indirgeme sözünün işler bir Afgan hükümeti koalisyonu oluşturulmadığı müddetçe sürdürülebilir olmayacağını, Taliban´ın saldırısı başarıya ulaştıkça da koalisyon ihtimalinin azaldığını öngören eski CIA yetkilisi, dolayısıyla ABD´nin Kabil Havaalanı´na yaşam önemdeki doğrudan erişimini korumak zorunda olduğunu belirtti. Bunun sağlanması için Türkiye´nin Kabil Havaalanı´nda askeri birlik bulundurması yönünde müzakereler yürütüldüğünü, Ankara´nın bu görevi üstlenmeyi kabul ettiğini, ancak havaalanında Türk askeri varlığını ´kabul edilemez´ diyerek reddeden Taliban´ın misilleme saldırı düzenlemekle tehdit ettiğini sıraladı.

Washington´ın ülkeye sınır ötesi hava saldırıları için askeri güçlerini Afganistan´ın komşularına konuşlandırmaya yönelik müzakere yürütme çabasında olduğunu ekleyen Giraldi, ABD´nin Afganistan´ı güney, doğu ve batıdan çevreleyen komşu ülkeler üzerinden seyir füzesi veya hava saldırıları başlatamayacağı için çok az seçeneği olduğu, ancak Basra Körfezi´ndeki savaş gemilerinden uzun mesafeli bir saldırının teknik olarak mümkün olduğunu belirtti. 

Dahası Rusya´nın Bağımsız Devletler Topluluğu´ndaki nüfuzu yüzünden Orta Asya´daki eski Sovyet cumhuriyetlerinin kapılarını ABD askeri varlığına kapattığını ve Washington´ın askeri üs talebinde bulunması halinde Moskova´dan veto yiyeceğinin kesin olduğunu vurgulayan Giraldi, 'ABD´nin olası varlığı bölge ülkelerinde coşku yaratmıyor, çünkü Washington, Irak, Suriye ve İran´a yönelik zorbalığı yüzünden ABD Hava Kuvvetleri´nin iyi bir komşu olacağına dair kimseyi ikna edemedi. Dolayısıyla Afganistan´dan çıkmak Afganistan´a girmekten daha çetrefil olacak' diyerek makaleyi şöyle noktaladı:

'Tüm Afgan macerasının yaşamların ve kaynakların boşa harcandığı bir cehennem olduğu gerçeğinden kaçış yok. Bir dahaki sefere belki Washington müdahale etmekte tereddüt eder, ancak Beyaz Saray´da derin düşünme eksikliği devam ederken, şüphem o ki, biz Amerikalılar kendimizi kolaylıkla bir başka Afganistan´da bulabiliriz.'

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —