Doç. Dr. Aybeniz Rahimova

Tarih: 26.03.2021 20:24

`Son nefesine kadar çalışma masasının arkasında bir bilim adamı`

Facebook Twitter Linked-in

 

UNUTMAYALIM

 
 
 
 
Türk dünyasının bilim adamları dizisinden - elli sekizinci yazı

 

*BAKÜ MEKTUBU*

 

Bu yazı onu 10 gün önce kaybetmenin getirip geldiği üzüntü duyguları dışında hangi moralle kaleme alınabilirdi ki? Geçtiğimiz Aralık ayında doksanıncı doğum yılını tamamlayarak asrı sonlandırmak için 100`den yol almaya başladığında üç ay sonra hayatını kaybedeceğini kim bilebilirdi ki?Allah`tan başka kimse bilemez ve tahmin bile edemezdi.Çünkü yetmiş sene önce oturduğu masa arkasında çalışmalarını zerre kadar yorgunluk ve bıkkınlık belirtisi olmadan sürdürüyordu.Bir anlığa gözünüzün önüne getiriniz lütfen: doksan yaşındaki bir insan aynı gün içinde hem yayın yönetmenliğini yaptığı bir gazeteyi baskıya hazırlıyor hem Bilimler Akademisi`ne bağlı Edebiyat Araştırmaları Enstitüsü`nde başında bulunduğu Güney Azerbaycan edebiyatı şubesinin işlerini yetiştiriyor,`Fuyuzat` dergisi yayın yönetmenliği tamamen farklı bir dünya,genelde arşiv ağırlık evrakları çalışılması gereken bir durum sözkonusu; tez danışmanlıkları,bilim konseylerine üyelikler...ve bunların tamamından önce kendi kitap ve makaleleri.Etti mi aşağı yukarı on sekiz-on dokuz saat? Hayır,o yorgunluktan veya yaşlılıktan doğan herhangi bir hastalıktan gitmedi,işte bu korona denen illet onu bir anda alıp götürerek tanıyan herkes şaşkına çevirdi.Çoğu insan onun aramızdan ayrılmasına hala inanamaktadır.Yani bu kadar enerjik biçimde yaşanmış bir hayatın bir gün sona erebileceğine inanamama durumu gibi...

Ailesi günümüzde `Batı Azerbaycan` diye tabir ettiğimiz ve Ermenistan sınırları içinde kalan kadim Türk yurdu Erivan`dan baskı ve zulümler sonucunda Azerbaycan`a göç etmek zorunda kalmış,25 Aralık 1930`da Şemkir ilimizde doğan Teymur Ahmedov,1936`da ailesiyle kendi ata yurduna dönmüştür.Erivan yakınlarındaki köy okulundan 1949`da altın madalyayla mezun olan Ahmedov,sınavsız kaydolduğu Azerbaycan Devlet Üniversitesi`nin Filoloji fakültesinden 1954`te bitirnce Erivan`a dönerek çeşitli basın kurumlarında görev yapmanın yanısıra ermeni mezalimini yansıtan arşiv belgelerini ortaya çıkararak kendi arşivini oluşturma işlerine ağırlık vermiştir.Bundan dolayı defalarca `Komünist Parti` maskesi altında yuvalanmış ermeni milliyetçileriyle yüz yüze gelmek durumunda kalan Ahmedov hiçbir zaman geri adım atmadan haksızlıklara karşı mücadelenin öncü kişiliklerinden biri olmuştur.1961`de Bakü`ye taşınan Teymur Ahmedov,Azerbaycan Bilimler Akademisi`ne bağlı Edebiyat Araştırmaları Enstitüsü`nde `Neriman Nerimanov`un dram eserleri` konulu doktora tezini savunmuştur(1964). Aslında bu tez konusu da Teymur Ahmedov için yeni bir mücadele alanı niteliği taşımaktaydı.

 

/resimler/2021-3/26/2030108939019.jpg

 

Zira 19.yüzyılın sonu-20.yüzyılın başlarında Azerbaycan edebiyatının roman,dram,trajedi türleriyle zenginleşmesinde büyük rolü bulunmuş ünlü yazarımız Neriman Nerimanov aynı zamanda sosyal demokrasi siyaset felsefesinin savunucularından biri olmuş ve gerek sosyalist Azerbaycanı`nda gerekse SSCB yönetiminde Başbakanlık görevlerinde bulunmasına rağmen vefat ettiği 1925 yılından sonra ismi adeta edebiyat tarihinden de siyaset tarihinden de silinmişti.Teymur Ahmedov`un doktora tezi Neriman Nerimanov üzerine yaklaşık kırk sene sonra ilk kez kaleme alınmış bir bilimsel çalışma niteliği taşımasının yanısıra edebi eserleriyle Azerbaycan`ın aydınlanması yolunda büyük hizmetleri bulunan bu ünlü kalem sahibinin yapıtlarını biraraya getirerek yayınlama görevini de Teymur Ahmedov üstlenmiştir.Neriman Nerimanov üzerine çalışmalarının alanını genişleten Teymur Ahmedov`un 1984 yılında yayınlattığı `Neriman Nerimanov`un edebi yaratıcılığı` isimli kitabı rus,alman,fransız,ingiliz ve arap dillerinde ışık yüzü görmüş ve edebiyat bilimciliği tarihinin bu alandaki en muteber inceleme kitabı olarak kabul edilmiştir.Teymur Ahmedov`un profesörlük tezinin temelini oluşturan bu kitap bilim adamının isminin,tabir caizse,Neriman Nerimanov`la ilgili araştırmalar alanında ilk sıralara yerleşmesine neden olmuştur.Eski Sovyetler Birliği`nde Neriman Nerimanov`la ilgili belge ve yazıların bulunduğu tüm arşiv ve kütüphanelerini didik didik eden Prof.Dr.Teymur Ahmedov,sovyetlerin dağılma sürecinde araştırmalarını bu ünlü şahsiyetin siyasi faaliyetleri üzerine yoğunlaştırarak onunla ilgili gerçeklerin ortaya çıkarılmasının yanısıra bir dizi yanlış anlaşılmanın giderilmesini de sağlamıştır.Bu bakımdan Prof.Dr.Teymur Ahmedov`un isminin bir nevi,öncelikle yazar Neriman Nerimanov,daha sonra ise siyasetçi Nerimanov`la eşleşmiş duruma geldiğini söylememiz asla mübalağa yapmamız anlamında algılanmayacaktır.

Prof.Dr.Teymur Ahmedov`un Azerbaycan Bilimler Akademisi Edebiyat Araştırmaları Enstitüsü duvarları arasında yaptığı çalışmaların diğer bir kısmını Güney Azerbaycan edebiyatı üzerine incelemeler teşkil etmiştir.Daha önceki yazılarımızın birine konu ettiğimiz Azerbaycan`ın ünlü yazarı,Ord.Prof.Dr.Mirza İbrahimov`un başında bulunduğu Güney Azerbaycan edebiyatı şubesinde ömce İbrahimov`un yardımcılığını,1994 yılından hayatının sonuna kadar ise şubenin müdürlüğünü yapan Prof.Dr.Ahmedov`un bu alandaki önemli çalışmalarından biri Mirza İbrahimov`un kendisi üzerine kaleme aldığı kitap olup 1995`de ışık yüzü görmüştür.

 

/resimler/2021-3/26/2030456283177.jpg

 

Bizim `Bütün Azerbaycan` idealimizin fikir ve düşünce merkezlerinden biri konumundaki Güney Azerbaycan edebiyatı şubesine müdürlük yaptığı yirmi yedi sene boyunca Prof.Dr.Teymur Ahmedov,otuz beş milyonluk nüfusun yaratmış olduğu edebiyattan derlenmiş antolojilerin ışık yüzü görmesinin yanısıra o edebiyatın karakteritsik özelliklerin inceleyen bilimsel kitapların ortaya çıkma sürecinin fikir babalığını yapmış, kitaplara editörlük yapmış,kimilerine ön söz yazmıştır.Prof.Dr.Teymur Ahmedov`un bu özverili çalışmaları sayesinde Güney Azerbaycan`da ana dilinde yayınlanmasının önünde büyük engeller bulunan ve ışık yüzü görmesi adeta imkansız olan sayısız halk edebiyatı örneği,çağdaş şiir,öykü,inceleme yazısı kendisinin başında bulunduğu şubenin bilimsel ürünleri olarak edebiyat bilimciliğimizin mühim sayfalarını oluşturmuştur.Bir anlığına Edebiyat Araştırmaları Enstitüsü`ne bağlı Güney Azerbaycan edebiyatı şubesinin çalışmalarını devreden çıkardığınızı gözünüzün önüne getirdığimizde bu işlerin ne kadar yarım yamalak kalacağını görmemiz asla zor olmuyor.Bu bağlamda Prof.Dr.Teymur Ahmedov`un ismi Ord.Prof.Dr.Mirza İbrahimov`dan sonra Güney Azerbaycan edebiyatının yayınlanması ve incelenmesi alanıyla özdeşleşmiş kişiliklerden biri olarak karşımıza çıkıyor.

Prof.Dr.Teymur Ahmedov`un edebiyat alanında yaptığı ansiklopedik nitelikli çalışmalardan biri de Azerbaycan Yazarlar Birliği üyesi yazar,şair,eleştirmen ve edebiyat bilimcilerinin hayat ve eserlerine ilişkin yayına hazırladığı kitap olmuştu. İlk baskısı 1987`de ışık yüzü gören bu kitap genişletilmiş şekilde 1995`de yeniden basılırken sovyet döneminde kullanılan kavram ve tabirlerden ikinci kitapta büyük ölçüde feragat edilmiştir.Prof.Dr.Ahmedov`un `Azerbaycan yazarları (ansiklopedik bilgi kitabı`) isimli o kitabı bu alanda iştigal eden her bir kalem sahibi günümüzde de masasının üzerinden eksik etmediği bir ansiklopedi niteliğini korumaktadır.Ki öteki kitaplarını bir yana koysak, sadece bu kitabından dolayı kalem sahiplerinin tamamının Prof.Dr.Teymur Ahmedov`a şükran ve minnet borcu olduğunu kimse inkar edemez.

 

/resimler/2021-3/26/2031126908717.jpg

 

Çalışma hayatına Erivan`da başlayan Teymur Ahmedov`un henüz gençlik yıllarından hem Batı Azebaycan`daki Türk toplumu arasında dolaşarak önemli bilgiler edindiğini ve hem de arşivlerde çalışmak suretiyle ermeni şovenizmine karşı adeta kelle koltukta mücadele ettiğini fakat baskılara rağmen mücadelesinden asla vazgeçmediğini ifade etmiştik.Biyografisinden de okuduğumuz üzere henüz 1950`li yılların ikinci yarısında `Sovyet Ermenistanı` gazetesinde görevliyken Türkiye sınırına yakın bölgeleri dolaşan Ahmedov`un, Azerbaycan Türklerini konuşturarak ermenilerin 1905 yılından itibaren o bölgelerde yaptıkları mezalimlere ilişkin tanık bilgilerini biriktirerek arşivlediğini öğreniyoruz. 1950`lerin sonlarından itibaren fırsat buldukça o bilgilerin bazılarını okurlarla paylaşan Teymur Ahmedov,günümüzde Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin daha da pekişmesi için büyük önem arzeden Zengezur bölgesinde ermeni taşnak komitacı Andranik Ozanyan`ın gerçekleştirdiği katliamlarla ilgili belgeleri ve tanık ifadelerini `Ermeni ihaneti veya Andranik Ozanyan`ın kanlı emelleri` isimli kitabında geniş okur kitlesiyle paylaşmak kaydıyla tarihi gerçeklere bizzat kendi elde ettiği delillerle ışık tutmuştur.Bu alandaki mücadelesinden hiçbir vakit vazgeçmeyen Prof.Dr.Teymur Ahmedov sovyetlerin dağıma sürecinin henüz başlarında Bakü`de çıkarmaya başladığı `Vatan sesi` gazetesinde özellikle Batı Azerbaycan bölgemizden farklı dönemlerde sürülmüş insanlarımızın hak ve adalet uğruna verdikleri mücadelesine çok önemli katkıda bulundu,yol gösterici nitelikte yayınlar yaptı.Prof.Dr.Teymur Ahmedov`un çıkardığı `Vatan sesi` gazetesi hem bağımsızlığımızın kazanılmasında ve hem de Batı Azerbaycan menşeli vatandaşlarımızın mücadelesinde aynı hedefe odaklanmalarında mühim ideoloji üs rolünü üstlenerek tarihteki yerini aldı.O toprakarın bir evladı olan rahmetli kayınpederimin de görüş ve düşüncelerinin Prof.Dr.Teymur Ahmedov ile aynı doğrultuda olduğunu iyi bilmekteydim.İşte bundan dolayıdır ki,Ahmedov`un dünyasını değişmesini onun ismini duymuş her bir Batı Azerbaycanlı bir dedenin,bir babanın,bir ağabeyin kaybı olarak değerlendiriyorlar.Basın alanındaki deneyimleri gözönünde bulundurularak 1995 yılında Başbakanlığı resmi yayın organı olarak `Respublika`(`Cumhuriyet`) gazetesi genel yayın yönetmeni görevine atanan Prof.Dr.Teymur Ahmedov vefatına kadar o görevini de faal biçimde sürdürdü.

İşte yetmiş küsür yılı bulan bir mücadelenin,bilinçli bir hayat yolunun kimi fragmanlarını Türk okurlarımız için bu çerçevede içinde ifade ede bildik.Kuşkusuz yeterli değildir,kuşkusuz,tüm değerli insanlar gibi Prof.Dr.Teymur Ahmedov`un hayatı ve yaptıkları bundan sonra daha sık sık ve daha kapsamlı şekilde kaleme alınacaktır ve alınmalıdır.

Kim bilir,belki bir daha yazmak bize de nasip oldu.Bundan sadece mutluluk duyacağız.

Şimdilik ise on gün önce kaybettiğimiz bu değerli insanın aziz ruhuna fatiha okuyarak işbu yazıyı noktalayalım.

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —